Moda ve Ayakkabı Tasarımında Yaratıcılığın Yolculuğu

Ayakkabı tasarım dünyasında adından sıkça söz ettiren Safa Şahin, yaratıcı çizgisi ve özgün tasarımlarıyla hem yerel hem de uluslararası arenada dikkat çekiyor. Moda dünyasına girişi ve bu süreçte yaşadığı zorluklar, onun bugünkü konumuna gelmesini sağlayan önemli kilometre taşları arasında yer alıyor. Tasarım dünyasına nasıl adım attığını, hayal gücünü nasıl beslediğin...

Shoesmag

Ayakkabı tasarım dünyasında adından sıkça söz ettiren Safa Şahin, yaratıcı çizgisi ve özgün tasarımlarıyla hem yerel hem de uluslararası arenada dikkat çekiyor. Moda dünyasına girişi ve bu süreçte yaşadığı zorluklar, onun bugünkü konumuna gelmesini sağlayan önemli kilometre taşları arasında yer alıyor. Tasarım dünyasına nasıl adım attığını, hayal gücünü nasıl beslediğini ve ünlü markalarla yaptığı iş birliklerini kendi dilinden dinleyelim.

Tasarım Tutkusunun Başlangıcı

Safa Şahin’in tasarım dünyasına olan ilgisi, lise yıllarında tesadüflerle şekillenmiş. Abisinin üniversite arkadaşı sayesinde ayakkabı tasarımıyla tanışan Şahin, bu süreçte ilk kez ayakkabı tasarımının ne kadar etkileyici bir alan olduğunu keşfetmiş. “Lise ortalarında abimin ev arkadaşı ayakkabı tasarımı okuyordu ve bu beni çok etkiledi. Yaz tatilinde onlarla kalıp ayakkabı tasarımı hakkında daha fazla şey öğrenmeye başladım. O andan itibaren bu alana yönelmeye karar verdim ve yetenek sınavlarını kazanarak ayakkabı tasarım eğitimi aldım,” diyor. Şahin’in, o ilk ilgi kıvılcımıyla şekillenen tutkusu, yıllar içinde profesyonel bir kariyere dönüşmüş.

Ayakkabı Tasarımından Sanata: İki Dünya Arasında

Şahin’in kırılma noktası ise, ayakkabı tasarımı eğitiminden sonra sektörde yaşadığı zorluklarla olmuş. İlk çalıştığı şirketlerden birkaç ay sonra kovulmasının gerekçesi, tasarımlarının üretime uygun olmamasıydı. Bu deneyim onu başka bir şirkette çalışmaya yöneltse de, orada da benzer bir sonuçla karşılaşmış. Ancak bu süreç, Şahin’in yaratıcılığını farklı bir yöne kanalize etmesine vesile olmuş. Sanat ve tasarımın birbirini nasıl beslediğini keşfeden Şahin, ayakkabı tasarımıyla güzel sanatlar eğitimini birleştirerek kendi tarzını oluşturmaya başlamış. “Ayakkabı tasarımı çok kuralcı ve endüstriyel bir alan. Sanat ise tamamen özgür. Sanat eğitimim boyunca her ikisini birleştirip, kuralların dışına çıkarak tamamen özgün tasarımlar yaptım,” diye ekliyor.

İlham Kaynakları ve Tasarım Dili

Safa Şahin’in ilham kaynakları oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Kimi zaman metaverse, cyberpunk ve bilim kurgu gibi temalardan beslenirken, kimi zaman doğadaki doku ve renklerden ilham alıyor. Tasarımlarında sürekli değişiklik ve yenilik peşinde olan Şahin, tarzını avangard olarak tanımlıyor: “Kesin bir tarza bağlı kalmıyorum, ancak avangard kelimesi kendimi ifade etme biçimime daha yakın gibi. İlham kaynaklarım çok çeşitli; bir dönem cyberpunk ve bilim kurgu gibi konulara yönelirken, şimdilerde daha çok doğadaki renkler ve dokular dikkatimi çekiyor.”

Sneaker Tasarımına Yönelik İlgisi

Şahin, tasarım kariyerine başlarken her zaman sneaker üzerine yoğunlaşmak istemiş, ancak Türkiye’de o dönemde bu kültürün olmaması nedeniyle daha çok klasik ve yüksek topuklu ayakkabı tasarımlarına yönelmiş. Yine de sneaker dünyasıyla olan bağını koparmamış ve sneaker kültürü dünyada ana akım haline geldiğinde, bu alana daha fazla yönelmeye başlamış. “Ne zaman ki sneaker kültürü dünyada büyük bir ilgi görmeye başladı, Türkiye de buna dahil oldu ve ben de bu alana daha fazla odaklandım,” diyor.

Nike ile İş Birliği: Bir Hayalin Gerçekleşmesi

Nike ile yollarının kesişmesi ise tam anlamıyla bir dönüm noktası olmuş. Şahin, kendi belirlediği bir yol haritası doğrultusunda, her gün bir ayakkabı tasarımı yapıp sosyal medyada paylaşmaya karar vermiş. Uzun süre bu disiplinle çalıştıktan sonra, Nike’ın yetenek avcıları tarafından keşfedilmiş. Şahin bu süreci şöyle anlatıyor: “Bir gece, sosyal medyada bir tasarımımı paylaştım. Çok geç bir saatte telefonuma bir e-posta geldi. Nike’ın yetenek avcısı olduğunu ve aylardır beni takip ettiklerini söylediler. Nike ile çalışmak isteyip istemediğimi sorarak beni Amerika’ya davet ettiler.” Bu davet, Şahin’in global bir markayla ilk büyük iş birliğinin kapılarını aralamış.

Yüksek Moda ve Balmain Deneyimi

Nike’tan sonra moda dünyasında yükselmeye devam eden Safa Şahin, Balmain’in sneaker tasarım ekibinin başına geçmesiyle kariyerinde büyük bir sıçrama daha yapmış. Balmain’in kreatif direktörü Olivier Rousteing ile çalışmanın yaratıcı bir süreç olduğunu vurgulayan Şahin, “Olivier beni her zaman özgür bıraktı. Bu da çok daha özgün tasarımlar yapmamı sağladı. Onunla aynı yaratıcı çizgide olmak büyük bir şans,” diyor. Bu deneyimlerin ardından Bottega Veneta gibi prestijli markalarla çalışmaya başlayan Şahin, moda dünyasında çok farklı disiplinler arasında geçiş yapmanın kendisini beslediğini belirtiyor. “Balmain ve Bottega Veneta birbirinin tam zıttı iki marka. Bottega minimal ve sofistike, Balmain ise çok daha sesli ve agresif bir marka. İki farklı tasarım disiplinini deneyimlemek yaratıcılığımı artırıyor,” diye ekliyor.

Gelecek ve Tasarım Dünyası

Safa Şahin için teknoloji, tasarım dünyasının vazgeçilmez bir parçası. Teknolojinin hızla gelişmesiyle tasarımın da evrildiğini belirten Şahin, tasarımların neredeyse kusursuz hale geldiğini vurguluyor. “Teknolojik gelişmeler olmadan benim tasarımlarımın seri üretimi mümkün olamazdı,” diyor. Gelecekte tasarımın gidişatına dair iki farklı öngörüde bulunan Şahin, ya doğallığa ve el emeğine dönüş yaşanacağını ya da teknolojiyle iç içe geçmiş ürünlerin tercih edileceğini düşünüyor. “Tasarımlar, insanların günlük yaşamını daha da kolaylaştıracak teknolojilerle birleşecek. Örneğin, bir mont terleme oranınızı ölçebilecek veya bir ayakkabı harita ve kalori ölçer özelliklere sahip olacak,” diye öngörülerini paylaşıyor.

SHOES MAG TASARIM Türkiye’de Tasarımcı Potansiyeli

ve Genç Tasarımcılara Tavsiyeler

Safa Şahin, Türkiye’de tasarımcı potansiyelinin giderek arttığını ancak sektörün hâlâ gelişime açık olduğunu belirtiyor. “Ülkemiz bir fason üretim merkezi olarak biliniyor. Tasarımcı ve özgün marka oluşturma konusunda eksikliklerimiz var. 30-40 yıl önce Çin de böyleydi, ancak dünya markalarına hizmet vererek know-how kazandı ve kendi markalarını yaratmaya başladı. Türkiye’nin de bu potansiyeli var, ancak bunun için çok iyi bir eğitim şart,” diyor.

Genç tasarımcılara ilham vermek amacıyla zorluklar karşısında nasıl ayakta kaldığını şu sözlerle dile getiriyor: “Ayakkabı tasarlamayı ve resim çizmeyi seviyorum. Başaramasam bile süreç bana keyif veriyor. Tabii ki zorluklarla karşılaştığım zamanlar oldu, hatta tasarımı bırakmayı düşündüğüm zamanlar da vardı. Ama her düştüğümde kalkıp yola devam ettim. Dua etmek ve sabır göstermek bu süreçte bana en çok güç veren şey oldu.”

Safa Şahin, ayakkabı tasarımında sanat ve estetiği birleştirerek moda dünyasında kendine özgü bir yer edinmiş, sınırları zorlayan tasarımlarıyla dikkat çeken bir isim. Hem yüksek moda markalarıyla hem de spor giyim devleriyle gerçekleştirdiği iş birlikleri, onun yaratıcı vizyonunun ne denli geniş olduğunu gözler önüne seriyor. Tasarımlarında avangard yaklaşımları, inovatif dokunuşları ve sanatla olan derin bağı sayesinde adeta tasarım dünyasında yeni bir sayfa açtı. Onunla dergimizde yer almak bizim için büyük bir onur ve ilham verici. Kendisine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.